BEYOĞLU’NDA ÜÇ PASAJ
İçindekiler:

BEYOĞLU’NDA ÜÇ PASAJ



Eşsiz mimarisi ve hikâyeleri ile Beyoğlu’nda üç pasajı geziyoruz. 






Hanımefendisi, beyefendisi, madamı, mösyösü, paşası… Bir düşünsenize, bu topraklardan kimler geçti. İstanbul’un sokaklarında salındılar, kahkahalarla dost sohbetlerini şenlendirdiler. Kültürleri ile bir şehir, o şehre de bir kimlik yarattılar. Bazen de gittiler, gittiler ama her birinin ardından geriye bir İstanbul, bir Beyoğlu kaldı. Bugünün Beyoğlu’nu, geçmişin izleri ile deneyimlemek isterseniz Ucuzucur.com’dan ucuz uçak bileti fırsatlarına göz atabilirsiniz.




Restoranları, kafeleri, gece kulüpleri, otelleri, hanları ve pasajlarıyla bir Beyoğlu… Cadde-i Kebir’de mimarisi ile bizleri büyüleyen, uzunca bir dönem ticaretin ve alışverişin merkezi haline gelen, avlusunda binlerce anı saklayan Beyoğlu’nda üç pasaj…



Atlas Pasajı



İstiklal no 207… Yani sinemaseverlerin festival zamanında kapısında uzun kuyruklar oluşturduğu Atlas Pasajı… Bağımsız filmlerin adresi, kuruculuğunu Muhsin Ertuğrul’un üstlendiği Küçük Sahne’nin yer aldığı, eğlence mekânlarının, birbirinden farklı hediyelik eşyayla dolu dükkânların bulunduğu pasajın kışlık köşk olarak inşa edildiğini biliyor muydunuz? Evet, yanlış duymadınız hem de giriş katında bir at ahırı bulunan kışlık köşk… 





Saray sarrafı Agop Köçeyan’ın 1870 yılında ince işçilik ve özel detaylarla yaptırdığı bu bina, 1932 yılından beri İstiklâl Caddesi’nin en ilgi çekici ve kalabalık pasajlarından biri. Belki sizler de bir sinema ya da tiyatro bileti alıp bir gün yolunuzu Atlas Pasajı’na çevirirsiniz ve alışverişin keyfine varırsınız.  



Çiçek Pasajı 



Kimilerinin evden önceki durağı, kimilerininse gelenekselleşen dost buluşmalarının adresi olan Çiçek Pasajı’nın hikâyesi, Sultan Abdülhamid ve Sultan Abdülaziz’in tiyatro seyretmek için sıkça gittiği Naum Tiyatrosu ile başlıyor. Büyük Beyoğlu yangınıyla küle dönen tiyatronun yerine banker Hristaki Zografos, 24 dükkân ve 18 lüks daireden oluşan bir pasaj yaptırıyor, Cite de Pera…





İçinde Maison Parret ve Vallaury’nin pastanesinin, Pandelis’in çiçekçi dükkânının, Schumacher’in fırınının, Yorgo’nun meyhanesinin bulunduğu pasaj, 40’lı yıllarda çiçekçilerin mekânı haline geliyor ve bugünkü adını alıyor, Çiçekçiler Pasajı. Birkaç yıl içinde Beyoğlu ve İstiklâl’in en süslü binalarından biri olan pasaj, âşıkların, ağız tadını bilenlerin mekânı haline gelir. Bugün de tüm ihtişamı ile müdavimi olacağınız Çiçek Pasajı İstiklâl’in orta yerinde lezzetli mezeleri ile sizleri bekliyor. 



 



Hazzopulo Pasajı



Meşhur Mısır Apartmanı’nın hemen karşısında bulunan pasajın 15 Nisan 1871’de tören eşliğinde açıldığı kadar net değil yaptıranı…



Üç ana yapının ortasında üstü açık bir de avlusu bulunan Hazzopulo’nun 13 numaralı dükkânında, 27 gün boyunca Namık Kemal’in çıkardığı İbret Gazetesi basıldı. Ahmet Mithat Efendi’nin pasajda tutuklanarak sürgüne gönderilmesiyle gazete kapandı kapanmasına da artık bu pasaj Jöntürkler’in buluşma noktası haline geldi.





Ahmet Haşimlerin, Namık Kemallerin pasajda yudumladıkları çay eşliğinde bıraktığı izlere tanıklık etmek isterseniz Hazzopulo’daki Mustafa Amca’nın çay ocağı sizi bekliyor. Yanında bir de mekânın özel lezzeti olan karışık tosttan söyleyip Panayia İsodion Kilisesi’ne çıkan merdivenlere oturun ve  pasajın tadını çıkarın. Bu arada Hazzopulo Pasajı’nda bulunan şarap evindeki 60 çeşit şaraptan tadıp, yine pasajdaki kitapçıdan aldığınız kitabın sayfaları arasında kaybolabilirsiniz. İstanbul’un tarihi ile harmanlanmak istiyorum, diyenlerdenseniz Ucuzucur.com’dan ucuz uçak bileti alabilirsiniz. 


0
0
0
0

Instagram'da Ucuzucur