ENDÜLÜS’TE GÖRMENİZ GEREKEN 10 YER
İçindekiler:

ENDÜLÜS’TE GÖRMENİZ GEREKEN 10 YER



Mağribi kültürünü yansıtan ve İspanya’nın güneyinde bulunan Endülüs Bölgesi, yıl boyunca çok sayıda ziyaretçi ağırlamaktadır. Avrupa’nın turistik noktalarından biri olan Endülüs, İslam medeniyetinin tarihi mimari yapıları ile İspanyol kültürünün sentezi olan bölgede çok sayıda görkemli yapı bulunuyor.



Endülüs’te Görülecek Yerler



1) Córdoba






Cordoba bölgesinde yer alan ve UNESCO listesindeki La Mezquita görülmesi gereken bir 8. yüzyıl camisidir. Cami, Batı dünyasındaki en iyi İslam eserlerinden biri olarak kabul edilmekle birlikte Córdoba’daki Mağribi cemaati geliştikçe, şehir din konusunda daha hoşgörülü olmaya başlamıştır. 



Döneminde Córdoba’yı Avrupa’nın en büyük başkenti haline gelmesine neden olan entelektüel başarılara yüzyıllar boyu Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Yahudiler birlikte bir arada yaşamalarının etkisi çok olmuştur.



Eski Yahudi Mahallesi bulunan Judería’yı keşfetmek için bol zamana ihtiyacınız olacaktır. Bu mahalle dar sokakları ve atmosferik meydanları ile büyüleyici bir karmaşıklığa sahip olmasının yanı sıra Yahudi Mahallesi, 15. yüzyıldan kalma muhteşem Mudéjar tarzı Sinagogve Sefarad Yahudileri Müzesine (Casa de Sefarad) sahiptrir. Diğer görülecek yerler arasında Palacio de los Marqueses de Viana (aristokrat sarayı), Endülüs bahçeleri ve Alcázar’ın (Mağribi kale) Arap tarzını yansıtan dekorasyonları sayılabilir.

2)Cadiz


Cádiz, Güney İspanya’nın sakin hayatını yansıtmaktadır. Bu muhteşem liman, turistlerin yöre halkıyla kaynaşabileceği doğal yürüyüşler ve tadını çıkararak gezip görülecek yerlere sahip olmakla birlikte Cadiz’deki her şey Akdeniz cazibesinin etkisinde olduğunu gözler önüne seriyor. Kozmopolit şehir olmasının yanında, Arnavut kaldırımlı sokakları ve dar geçitleri ile doldurulmuş El Pópulo mutlaka görülmesi gereken bir yer arasındadır.  Cádiz kent sınırları içinde kalan mükemmel kumlu plajlara sahip ve şehir de Costa de la Luz adındaki muhteşem sahil şeridi bulunmaktadır.

3)Ronda






Pueblos Blancos, diğer adı ile Beyaz Köyler nefes kesici tepe kasabası olarak Endülüs’ün en güzel yerlerinden biri olarak kabul görmektedir. Ronda, El Tajo vadisine bakan ve 130 metrelik derin vadide bulunan ünlü Puente Nuevo köprüsüne sahip bir platoda yer almaktadır.



Ronda, boğa dövüşü ve haydutlar müzesi ile oldukça ünlü olan bu yerde Eylül ayında geleneksel Goyesca Boğa güreşi, Pedro Romana Fuarı kapsamında Plaza de Toros’da yapılmaktadır. Boğa güreşi ve boğa güreşi müzesi yıl boyunca ziyarete açık olmasının yanı sıra Haydutlar Müzesi, 19. yüzyılın Ronda çevresindeki dağlarda yaşayan haydutlar hakkında birçok hikayeyi sergilenmektedir.

4)Carmona


Eski Roma duvar kalıntıları ile çevrili olan bu antik şehir, Sevilla’ya yalnızca 35 kilometre uzaklıkta kırsalda bulunuyor. Alcázar del Rey Don Pedro, Mağribi kalesi ve 15. asırdan kalma Santa María la Mayor Kilisesi, kentin en ehemmiyetli iki cazibe merkezi halinde bulunmaktadır.



Carmona’nın merkezinde yer alan Plaza San Fernando, zarif tarihi binaların süslediği tipik bir Endülüs kasaba alanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Carmona’nın antik kalıtını hissetmek için, M.Ö. 9. asra ait Kartaca dönemine dayanan Sevilla Kapısı’nı ziyaret edebilirsiniz.



Güzel bir öğle yemeği yemek isteyen gezginlerin, 14. asırdan kalma Alcázar’dan dönüştürülmüş lüks bir otel olan Parador de Carmona’da yemek yemelerini öneriyoruz. Carmona’ya varmak için arabayla 30 dakikada veya bir saat ve 20 dakikalık treni kullanabilirsiniz.

5)Arcos de la Frontera


Arcos de la Frontera, büyüleyici beyaz haneleri ve muhteşem manzaraları ile ziyaretçileri cezbeden bir atmosfere sahip. Milli bir tarihi bölge olarak listelenen Arcos de la Frontera, Endülüs’teki Pueblos Blancos’u keşfetmeden önce görülebilecek yerler arasındadır.



Ronda’ya benzer şekilde, bu kasabanın da Mağrip orijinleri bulunuyor. 15.-16. asır Santa María de la Asunción Bazilikası, bu bölgede yaygın olan Mudéjar mimari tarzına sahip. San Pedro Kilisesi, süsleyici Barok cephesinde de tüm dikkati üzerine çekiyor.

6)Jerez de la Frontera


Gelenekleri ile oldukça ön planda olan  Jerez’deki en önemli yer ünlü Endülüs atların prestijli okullarının bulunduğu Real Escuela Andaluza del Arte Ecuestre (Kraliyet Endülüs Binme Okulları)’dir. Binicilik ile ilgilenenler özellikle her yıl mayıs ayında da devam eden 500 yıllık bir gelenek olan Jerez At Fuarı’nın tadını çıkarabilirler.

7)Osuna






Hem tarihi hem de alanında ortaya çıkan Osuna, Roma döneminde önemli bir yere sahiptir.  16. yüzyılda Osuna, Endülüs Rönesans tarzı Ducal Pantheon ve Santa María de la Asunción’un Collegiate Kilisesi gibi etkileyici anıtlarla birlikte kurulmuş bir dukal kenti olmuştur.



Kilise, Napoli’nin Viceroy’u olan Osuna Dükü için yaratılmış resimlere de sahip olmakla birlikte kasaba merkezinde yer alan Plaza Mayor’da, Arkeoloji Müzesi’ne sahip eski bir Mağribi kulesi bulunmaktadı.

8)Itálica


Itanya’da bulunan antik Roma kalıntılarını bulunduğu Italica’da MÖ 206’da Romalılar yerleşmiş ve daha sonra İmparator Augustus’un yönetimi altında bir şehir olarak kurulmuş ve para basmaya başlanmıştır.



Itálica, imparator olan Trajan ve Hadrian’ın da doğduğu yer olarak bilinmekedir. Günümüzde ise ziyaretçiler orijinal yerlerinde bulunan eski caddeleri, binaları ve mozaikleri görmek için bu inanılmaz güzellikteki arkeolojik bölgeyi ziyaret edebilmektedirler.

9)Ecija


Kulelerin Şehri olarak anılan Ecija’da 11 tarihi kule ve dokuz külahlı kule bulunmaktadır. Ziyaretçiler, 15. yüzyıldan kalma San Gil Kilisesi ve camiden dönüştürülmüş 13. yüzyıldan kalma Santa Cruz Kilisesi de dahil olmak üzere kentin dini eserlerini ziyaret edebilirler.



16. yüzyılda Los Palmos Sarayı’nda görülen, kokulu portakal ağaçlarıyla dolu bir avlu etrafında tasarlanmış olan kasaba önemli bir aristokrat varlığa sahipmiş. Ecija’nın ayrıca Muhteşem Adalet Sarayı binası ve Mudejar tarzı Casa de las Tomasas’ın yanı sıra ortasında çeşmelerin bulunduğu çok güzel şehir meydanları da bulunmaktadır. 

10)Parque Nacional de Doñana


UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan ulusal park, göç eden kuşlar için korunan sulak alanlardandır. Parque Nacional de Doñana, Guadalquivir Nehri deltası sayesinde bu duruma gelen alanda bulunan bu nehir, Mağripler tarafından “Büyük Nehir” e tercüme edilen Wada-I-Kebir olarak bilinmektedir.

 
0
0
0
0

Instagram'da Ucuzucur