GÖKKUŞAĞI’NIN BOYADIĞI SEMT: BALAT
İçindekiler:

GÖKKUŞAĞI’NIN BOYADIĞI SEMT: BALAT



Renklerin ruhuna bürünmüş mimarisi ve tarihi dokusu ile İstanbul’un güzide semti Balat’tayız… 



Gökkuşağını yakalamaya çalışan çocukların semti Balat, “bir varmış bir yokmuş” diye başlayan ve mutlulukla sonlanan İstanbul’un en renkli masalı… Birbiri ardına sıralanmış cumbalı evleri, şehrin değişimine kafa tutarcasına sokaklarında koşuşturmaya devam eden çocukların sesleri ve semtin simgesi haline gelmiş damdan dama gerilen çamaşır ipleri ile Balat, sakinlerinin yanı sıra, son yıllarda bu dokuyu solumak isteyenlerin de gözdesi haline geldi. Sizler de geçmişi soluyarak anı yaşamak isteyenlerdeniz, takılın peşime hep birlikte ucuz uçak bileti alıp ufak bir Balat turuna çıkalım. 







İstanbul’un yedi tepesinden birini kendine mesken seçmiş tarihi semt Fener’in hemen yanı başında bulunan Balat, adını Rumca saray anlamına gelen “palation”dan alır. Tarih boyunca kucak açtığı farklı dinden ve kültürden insanların bir arada yaşadığı, huzur ve sevgi dolu sokaklarının Haliç’e uzandığı bu güzel semti keşfetmek için Arnavut kaldırımlarda yavaşça yol almaya başlayalım. 







Film platolarını andıran Merdivenli Yokuş’ta eminim ki pek çoğunuz kendinizi harikalar diyarında hissedeceksiniz. Fotoğraf tutkunlarının uğrak yeri olan Balat’ın tarihi evleri ile bezenmiş sokaklarını ölümsüzleştirmeyi unutmayın. Renklerin büyüsüne kapılıp kaybolacağınız sokak aralarında her an karşınıza kusursuzca hazırlanmış antikacılar, vintage dükkânlar çıkabilir. Eğer meraklısıysanız halk mezatlarını takip edip güzel bir taş plak ya da koleksiyonerleri kıskandıracak ilk baskı kitaplar, objeler edinebilirsiniz. 





Balat’tan kimler geçti…



1950’li yıllara kadar ağırlıklı olarak Musevilerin ve Rumların ikamet ettiği semtte Ahrida Sinagogu; Mimar Sinan, nam-ı diğer Koca Sinan’ın eseri Ferruh Kethüda Cami semtte görülmeye değer yapılardan. Ayrıca mimari yapısıyla sizleri kendine hayran bırakacağından emin olduğum; semtin tepesinde yer alan görkemli Ermeni Kilisesi’ni, Kırmızı Mektep olarak da bilinen Fener Rum Erkek Lisesi’ni, Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi’ni,  Moğolların Meryem’i; yani Kanlı Kilise’yi, Surp Hreşdegabet Kilisesini ve sahilde bulunan Sveti Stefan Bulgar Kilisesi’ni ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Bu benzersiz sokaklarda tarihin izini ucuz uçak bileti ile sürmek, inanın ki her adımda size ayrı keyif verecek. 





Balat’ın kafeleri…



Fatih’in bu bol yokuşlu semtindeki tarih turunun ardından artık bir yemek molası şart… İster bir tost bir çay, isterseniz küçücük dükkânlarda, anne eli değmişçesine lezzetli sıcak ev yemeklerini tercih edin, bildiğim bir şey var ki o da sayıları her geçen gün artan kafelerde hoş sohbet menünün yanında ikram. Günübirlik gezginler için belki fiyatlar ortalamanın biraz üstünde gelebilir, ama unutmayın ki bu semtte ne kadar şehrin merkezinde iseniz bir o kadar da İstanbul’un stresinden uzaktasınız. Sanırım bunun için değer. 





Balat’ın eskimeyen mekânlarını görmek ucuz uçak bileti ile daha kolay 



Bir masanın etrafında edilen dost sohbeti tam bana göre, diyenlerdenseniz müdavimi olacağınız tarihi meyhaneler için doğru adrestesiniz… Ayrıca lezzetinden parmaklarını yiyeceğiniz mezeler de cabası… Çok sağlıklı bulmasam da bir defadan bir şey olmaz, diyeceğim bir diğer durak ise onlarca çeşit gazozu tatma imkânı bulabileceğiniz o nostaljik dükkân… Ha bir de ağzım tatlansın, günüm başladığı gibi güzel sonlansın, diyorsanız tarihi şekerciye uğramadan asla semtten ayrılmayın. 



Bu masalın içinden kaybolmak ve sokaklarında yaşayan insanlar kadar sahici bir İstanbul semtini keşfetmek istiyorsanız daha fazla geç kalmayın. Hemen ucuz uçak bileti almak için Ucuzucur.com’u ziyaret edin. 


0
0
0
0

Instagram'da Ucuzucur