RÜYÂ ŞEHİR AMSTERDAM
İçindekiler:

RÜYÂ ŞEHİR AMSTERDAM



Gözyaşından süzülen tutkunun sesi kulaklarımızda, özgürlüğün şehri Amsterdam’ı keşfediyoruz.






 

Adeta bir ressamın fırçasından çıkmış eşsiz bir tabloyu andıran Amsterdam’ın gecesi ayrı güzel, gündüz ayrı… Şehri sarıp sarmalayan kanalları ve büyük bir aşkla birbirine bağlı sokakları arasında kaybolup, Amsterdam’ın birbirinden lezzetli tatlarını deneyimlemeye ne dersiniz? Hadi öyleyse, bir an önce Amsterdam’ın ünlü lezzeti patat’tan bir külah dolusu alıp, yavaştan yola koyulalım. Sizde bu eşsiz şehri deneyimlemek istiyorsanız hemen Ucuzucur.com’dan ucuz uçak bileti alabilirsiniz.



Avrupa’nın lale bahçesi olan Hollanda’nın başkenti Amsterdam, 13. yüzyılda ticaret ve ekonominin kalbi olarak kurulmuşken, bugün birbirinden farklı pek çok kültürden ve inançtan insana ev sahipliği yapıyor. Biz de şehri şehirli gibi yaşamak için bu romantik kentte özgürlüğümüzün tadını çıkaralım.





 



Sokaklarda kaybolun



Şehre gider gitmez hemen bir harita edinin, bu elinizi oldukça kolaylaştıracaktır. Tabii ki bunun için telefon uygulamalarını da kullanabilirsiniz. Eğer iki gün gibi kısa bir tatil planladıysanız, gitmeniz gereken yerleri kolaylıkla bulup zamandan kazanmanız adına size oldukça yardımcı olacaktır. Siz de bu rüya şehrin sokaklarında kaybolmak isteyenlerdenseniz en ucuz uçak bileti ucuzucur.com’da.





 



Kalabalığa karışın



Öncelikle yönünüzü Amsterdam’ın en kalabalık bölgesi olan Dam Meydanı’na çevirin. Meydan için Amsterdam’ın kalbi diyebiliriz. 1655 yılında belediye binası olarak yapılan Amsterdam Kraliyet Sarayı’nın uzaktan göz kırparak sizi çağıracağına eminim.





 



Meydanda dikkatinizi çekecek bir diğer yapı da II. Dünya Savaşı’nda hayatını yitirenler anısına 1956’da dikilmiş olan Amsterdam Ulusal Anıt’ı… Anıt bugün, sokak müzisyenleri, göstericiler ve günün yorgunluğunu üzerinden atmak isteyenler için kısa süreli soluklanma durağı halinde.



Amsterdam müzeler şehri



Müzeler Bölgesi’nde dikkat çeken yerlerden biri, çılgın dahi Vincent Van Gong’un bine yakın eserinin, taslak çizimlerinin ve kardeşi Theo Van Gong’a yazdığı yüzlerce mektubun yer aldığı Van Gong Müzesi… Şehre gelen ziyaretçiler tarafından oldukça ilgi gören müzenin önündeki kuyrukta geçireceğiniz zamanı müzedeki muhteşem eserlere ayırmanız için 20 Euro olan giriş biletini önceden internet üzerinden temin etmenizi tavsiye ederim.





 



Anne Frank’ın Evi



Ardından rotamızı Anne Frank’ın Evi’ne çeviriyoruz. II. Dünya Savaşı’nda ölen, yaklaşık 100 bin Hollanda Yahudisi’nden biri olan Anne Frank, toplama kampına götürülmeden önce ailesiyle birlikte 25 ay boyunca bugün müze olan bu evde saklandı ve savaş sonrasında kitap olarak basılan günlüklerini burada kaleme aldı. İnanın, müzeden çıktığınızda bugün dünyanın en özgür kenti Amsterdam’da yaşanan bu acıların gerçek olduğuna inanamayacaksınız. Giriş ücreti 10 Euro olan bu hüzünlü ev için detaylı bilgiye sahip olmak isterseniz 5 Euro’yu gözden çıkartıp rehber hizmeti de alabilirsiniz.





 



Kanal turu ve bisiklet olmazsa olmaz



Amsterdam’a gidip kanal turu yapmadıysanız eğer, bu hayaller şehrine bir kez daha gelmek için inanın ki gerekçeli bir nedeniniz var. Her mevsimi bir ressamın farklı hissiyatının tuvale yansıması olan Amsterdam evlerini, sokaklarını, kanallarını; yani hayatını görmeniz, hissetmeniz için en azından bir saatinizi kanal turuna ayırmanızı ısrarla tavsiye ederim.







Ucuz uçak bileti ile bira, peynir ve patat…



Yurt dışına giderken aç kalır mıyım endişesi yaşayanlar için söylüyorum, hayır Amsterdam’da aç kalmazsınız. Ayaküstü yiyebileceğiniz atıştırmalıklardan şık restoranlara, dünya mutfaklarından yöresel lezzetlere kadar şehir size geniş bir yelpaze sunuyor. Hollanda’nın genelinde en fazla tüketilen kaas, yani peynir mağazaları adım başı karşınıza çıkacak. Tatları ve şık sunumlarıyla yakınlarınıza götürebileceğiniz lezzetli bir hediye olabilir Hollanda peyniri.







Ya da önünde uzun kuyruklar oluşan onlarca çeşit sos alternatifinin eşlik ettiği külahta patates kızartması olan patat’ı da denemeden dönmeyin.





 



Dünyaca ünlü bira markası Heineken’in eski fabrikasını gezip, Heineken Experience’de eğlenceli vakit geçirebilirsiniz.



Amsterdam’a gitmek için bir neden



Red Light Bölgesi, Madame Tussaud Müzesi, her köşe başında sizleri bekleyen envaiçeşit lale tohumu ve Hollanda tahta terlikleri…







Arkanızda şehrin ikonu haline gelmiş köprüler ve bisikletlerle çektireceğiniz fotoğrafların yanında kulaklarınızda Jacques Brel’in acı dolu sesinden “Dans le port d’Amsterdam / Y a des marins qui chantent” ile Amsterdam’a tekrar gelmek ümidi ile veda zamanı…


202
1
0
152

Instagram'da Ucuzucur